İstanbul, bizim gözümüzden.
Biz İstanbul'u uzaktan sevmedik.
Sokaklarında büyüdük. Vapuruna yetişmeye çalıştık, trafiğine söylendik, ara sokaklarında kaybolduk. İyi sandığımız kötü yerlere gittik; hiç ummadığımız sokaklarda harika masalar bulduk.
Bazen çok sevdik İstanbul'u.
Bazen de ondan kaçmak istedik.
Ama dönüp dolaşıp yine burada bulduk kendimizi.
Sonra basit bir soru sorduk:
İstanbul'a ilk kez gelen bir arkadaşımız olsa, onu nereye götürürdük?
Hangi binanın önünde durup yukarı bakmasını isterdik? Hangi masaya oturturduk? Gün batımını nerede izletirdik? Hangi turistik kuyruğu pas geçer, hangi ara sokağa özellikle sokardık?
Geziro biraz bu soruların cevabı.
Amacımız şehirdeki her şeyi listelemek değil. İstanbul'da zaten yeterince seçenek var.
Biz azaltmak istedik.
- Görmeye değer olanı.
- Yemeye değer olanı.
- İçmeye değer olanı.
- Hikâyesini bilmeye değer olanı.
Bir haritada topladık.
Çünkü İstanbul bazen bir sarayın salonunda, bazen yüz yıllık bir apartmanın merdivenlerinde, bazen vapurdan inerken, bazen de gecenin sonunda hiç planlamadığınız bir masada karşınıza çıkar.
Biz size İstanbul'u anlatmak istemedik.
Biraz bizim gördüğümüz gibi görmenizi istedik.
Aşkı, kavgayı, kaybolmayı, yetişmeyi, ayakta ve hayatta kalmayı öğrendiğimiz İstanbul sokaklarına teşekkürler.
İstanbul, bizim gözümüzden.